Çay ve kahvenin uyarıcı etki yapması, “metil ksantinler” adlı kimyasal maddelerden kaynaklanır. Kahvedeki ana ksantin kafein, çaydaki ise kafein ve teofilin’
Kafein beyni ve kasları uyarır; kalbi, kan damarlarını ve böbrekleri etkiler; dolayısıyla dikkati toplamayı kolaylaştırabilir ve halsizliğin önlenmesinde yardımcı olabilir.
Gerçekten de çok sayıda işte yapılan çeşitli araştırmalar, kafeinin çalışma gücünü artırdığını göstermiştir. Ancak kafein, zihin performansı düzeyini yükseltememektedir. Ama düşünme süreçleri, bitkinlik ve can sıkıntısı gibi nedenlerle zayıflamışsa, güçlenmesinde, uyarıcı etkisinin yardımı olabilir.
Ayrıca kafein, midedeki sindirimi uyaran asit salgılarını artırır, ama aşırı miktarı asit de yapabilir. Bu yüzden sindirim bozukluğu ve mide ülseri olanlar, özellikle yemek aralarında, yani mide boşken fazla çay ye kahve içmemelidir.
Kafeine ilişkin en son buluşlardan biri, bedende depolanan besinlerin kullanımı üstündeki etkisi konusundadır. Kafein, enerji tüketiminin ilk başlarında (beden, karaciğer ve kaslarda glikojen olarak bulunan nişasta deposundan küçük miktarlarda kullanacağı sırada) yağ kullanımını harekete geçirmektedir.
Bu buluş, glikojen stoklarını olabildiğince uzun süre korumak isteyen maraton koşucularına çok elverişli gelmiştir. Birçok maratoncu, yarışa başlamadan önce bir ya da iki bardak koyu kahve içmektedir.
Kafeinin normal uyarıcı dozu, 100-300 mg arasındadır; ama etkileri, insandan insana değişir (bir büyük fincan çayda kafein miktarı 50-100 mg, aynı miktarda kahvede ise en az 100 mg’dır). 1000 mg ya da fazlası uykusuzluk, sinirlilik, huzursuzluk, kalp çarpıntısı, kulak çınlaması gibi istenmeyen etkiler ortaya çıkarır. Ama bu etkiler, özellikle normal miktarlarda kahve söz konusu olduğunda,kişiye göre değişir. Bazı insanlar iki fincan kahve içip rahatça uyuyabilirlerken, bazıları öğleden sonra içtikleri bir fincan kahve yüzünden bütün gece uykusuz kalabilirler.
Kafein kalp rahatsızlıkları, astım ve barbitürat zehirlenmeleri gibi durumlarda tedavi amacıyla da kullanılır. Ancak kafein, “kahve ya da çay tiryakiliği” diye bilinen psikolojik bağımlılığa da yol açabilir. Ayrıca, zamanla uyarıcı etkilerine tolerans kazanmak da olasıdır.
Teofilin de kafein gibi bir uyarıcı maddedir, ama kalp ve böbrekler üstündeki etkisi daha güçlüdür. Aynı nedenle, idrar söktürücü ve kalp uyarıcı olarak kullanılır.
Annem, beş yaşındaki kızıma çay içirmemi hoş karşılamıyor. Haklı mı?
Çay, normal miktarda,özellikle sütle karıştırılarak içilirse, zararsız, hafif bir. uyarıcıdır. Besin değeri olmadığından, kızınız için yararlı bir yanı yoktur; belki anneniz de çok içirmenize bu bakımdan karşıdır. Yine de kızınız, çay dışında her gün süt ve meyve suyu da İçiyorsa ortada bir sorun yok demektir.
Bir günde ne kadar çay ya da kahve içilebilir? Çok fazlasının zararlı etkileri var mıdır?
Günde altı fincan çay ya da beş fincan kahvenin, herhangi bir rahatsızlığı olmayanlar İçin zararsız olduğu düşünülmektedir. Bu miktarla günde, “teofilin” ve “kafein” adlı’ uyarıcılardan yaklaşık 300-500 mg alınır. Bu miktarın üstü tatsız sonuçlar doğurabilir. Sözgelimi 1000 mg kafein, çarpıntıya (taşikardi) ve kulaklarda çınlama- gibi, duysal bozukluklara yol açabilir. Öte yandan uykusuzluk ve sinirlilik de ortaya çıkabilir.
Günde altı fincan çay ya da beş fincan kahvenin, herhangi bir rahatsızlığı olmayanlar İçin zararsız olduğu düşünülmektedir. Bu miktarla günde, “teofilin” ve “kafein” adlı’ uyarıcılardan yaklaşık 300-500 mg alınır. Bu miktarın üstü tatsız sonuçlar doğurabilir. Sözgelimi 1000 mg kafein, çarpıntıya (taşikardi) ve kulaklarda çınlama- gibi, duysal bozukluklara yol açabilir. Öte yandan uykusuzluk ve sinirlilik de ortaya çıkabilir.
Bazı otlardan yapılan çayların uykusuzluğa ve sinirliliğe iyi geldiğini duydum. Doğru mu, doğruysa hangi otlar kullanılır?
Birçok kişi, söz konusu belirtilere iyi geldiği için bitki çayları içmektedir. Otlardaki kimyasal maddelerin çoğu modern tıpta da kullanılmaktadır. Rahatsızlıkları bitkilerle tedavi etmeye dayanan eski geleneği sürdürenler, uykusuzluğa karşı ıhlamuru, sinirliliğe ise papatya çayı ve başka bazı ot çaylarını önermektedirler.
Birçok kişi, söz konusu belirtilere iyi geldiği için bitki çayları içmektedir. Otlardaki kimyasal maddelerin çoğu modern tıpta da kullanılmaktadır. Rahatsızlıkları bitkilerle tedavi etmeye dayanan eski geleneği sürdürenler, uykusuzluğa karşı ıhlamuru, sinirliliğe ise papatya çayı ve başka bazı ot çaylarını önermektedirler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder