müzik

4 Şubat 2014 Salı

Film - Dizi Önerisi

     Başladığından beri kaçırmadığım bir diziden başlayayım öncelikle yazıma. Medcezir. Başladığı gün 'bu ne yaa önüne gelen dizi çekiyo' deyip ablamla dizinin adına gülmüştük. Sonraki haftalarda ise bir anda dizinin hayranı oldum çıktım. Nerdeyse her hafta Pazartesi gününden itibaren dizinin muhabbeti başlıyor. Ta ki Cuma akşamına kadar. Dizi yabancı bir diziden uyarlanmış. O dizinin adıysa 'The OC.' o diziyi de artık takip etmeye başladım ve Medcezir'den hiçbir farkı olmadığını anladım. Bunun dışında sürekli takip ettiğim bir Türk dizisi yok. 

   Arada Güneşi Beklerken'i izlerim, o da arada yani. :)

    Yabancı dizilerden The Simpson, Pretty Little Liars ve arada sırada The Vampire Diaries'i izliyorum. 



















Şimdii film olarak son izlediklerimden bir şeyler yazabilirim.
Ölümcül Oyuncaklar; Kemikler Şehri: Beğendiğim filmlerin listesinin başında yer alıyor. 
Açıklama:Clary, Pandemonium adlı bir gece kulübüne gider ve o akşam işlenen bir cinayete tanık olur. Bu anı gördükten sonra doğa dışı olaylar da peşini bırakmaz. Önce Valentine adında bir adam, annesi Jocelyn'i kaçırır. Kulüpte tanıştığı insanlardan kendisine yardım etmelerini ister. Karşılığında ise çok zor bir karar verir ve annesinin hiçbir zaman onaylamayacağı bir yola girer. Hem en iyi dostuyla kavga edecek, hem de aşıkın bilinmedik sularına dalacaktır... 
Avrupa'da ve Amerika'da 2013 Ağustos'unda vizyona girecek olan film Cassandra Clare'nin romanından Pretty Little Liars tv dizisinin senaristliğini de yapmış olan I. Marlene King ve Jessica Postigo tarafından uyarlandı. Filmin yönetmenliğini ise Hollandalı sinemacı Harald Zwart üstleniyor.
Bir diğer film önerimse Percy Jacskon ve Olimposlular; Şimşek Hırsızı-Canavarlar Denizi
Bu filmi izlemeden önce kitap serisini okumuş ve hayran kalmıştım. Şimşek Hırsızı çok daha eğlenceliydi fakat Canavarlar Denizi izlerken beni biraz sıktı sanırım. Bilmiyorum ama Şimşek Hırsızı daha bir sürükleyiciydi.
Açıklama:

Bir gün yunan tanrılarının hala var olduğu söylenir. Onlar farklıdır gövdesi at olanlar keçi gibi boynuzlular ve efsanevi güçler vardır. Bir gün şimşek güçü çalınmış ve güce sahip olan adamın oğlunun çaldığını düşünerek onun peşine düşmüşlerdir. Onu kurtarmak isteyen iyi niyetli tanrılar gizli yerlerine götürerek eğitirler zamanı geldiğinde kötülere dur diyecek güce ulaşacaktır. 


Bu da Canavarlar Denizi'ninki.



İzlediğim ve beğendiğim başka bir filmse tartışmasız Ölüm Fısıltısıydı. 
Açıklaması:Ölüm Fısıltısı”, gizemli güçlere sahip küçük bir çocuğun kaçırılmasının neden olduğu ölümcül sonuçları soğuk bir kış manzarasıyla daha da ürkütücü hale getiren heyecan dolu bir gerilim. 

Max Truemont’un (İzlenme rekorları kıran Lost dizisinin yakışıklı oyuncusu Josh Holloway) tek isteği nişanlısı Roxanne (Sarah Wayne Callies) ile yeni bir başlangıç yapabilme fırsatını yakalayabilmektir. Ancak daha önce adam öldürmekten suçlu bulunan biri olarak Max’in, bankadan kredi alması oldukça zor bir iştir. 

Max’ın tek çaresi istediği parayı bulabilmesi için eyaletteki en zengin kadının çocuğunu kaçırmak ve ondan fidye istemektir.



Bir diğer ve son bahsedeceğim filmse Stoker. Bunu da çok beğenmiştim. Hele o filmdeki kıyafetler çok hoştu çok :))
Açıklama:ntikam Üçlemesi'nin yönetmeni Güney Koreli sinemacı Park Chan-wook'ın Amerika'da çektiği ilk film olan Stoker, babasının ölmesiyle annesiyle bir başına kalan India'nın ilk kez tanıştığı gizemli amcasıyla arasında korku ve öfkeden doğan garip ilişkiyi anlatıyor. Aile reisinin ölümünden sonra anne ve kızın evine gelen bu amcanın, ailenin düzenini de baştan aşağıya değiştirecektir... 
Kadrosunda Nicole Kidman, Mia Wasikowska ve Matthew Goode'yi başrollerde yer aldığı yapımın sıra dışı senaryosu ise Wentworth Miller’a ait. Dünya prömiyerini 2013 Sundance Film Festivali'nde gerçekleştiren yapım, eleştirmenlerden de tam not aldı. Park Chan-wook'un Old Boy ile 2004'te Cannes Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülü ile döndüğünü de ekleyelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder